ihtiyati haciz nedir

İhtiyati Haciz Nedir, Nasıl Başvurulur?

İhtiyati Haciz Nedir?

İhtiyati haciz, iş ve işlemleri çok hızlı ve pratik bir şekilde halletmemizi sağlayan ama hukuken sıkı şekil şartları buluınan bir konudur. İhtiyat; herhangi bir konuda, ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma anlamına gelmektedir. Yani kelime manaları açısından bakıldığından ihtiyati haciz, ileriyi düşünerek haciz tedbiri almak olarak adlandırılabilir. İleriye yönelik alınan bu tedbir kime karşı ve neden alınmaktadır? Asıl cevaplanması gereken sorular bunlardır. İhtiyati haciz talebi alacaklı olduğunu düşünen tarafın, borçlunun mevcut mallarını kaçıracağı şüphesiyle icra yollarında kaybedeceği süreyi kaybetmeden hızlı bir şekilde sonuç almasını sağlayan, teminat ile birlikte muhtemel alacağın ispatıyla mahkemelerden talep edilebilecektir. Mahkemenin ihtiyati hacze kararı verebilmesi için ayrıca borçlunun malları kaçırma şüphesinin muhtemel olması ve borcun muaccel olması gerekmektedir. Muaccel olmamış borç için ihtiyati haciz kararı verilebilecek istisnai durum, borçlunun belirli bir yerleşim yeri olmamasından kaynaklı başvurulardır. İhtiyati haciz hukukumuzda İcra İflas Kanunu M. 257 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir.

İhtiyati Haciz Şartları Nelerdir?

Başvuru borçlu/davalının yerleşim yeri mahkemelerinde yapılır. Görevli mahkeme ihtiyati haczin konusuna göre değişkenlik gösterebilecektir. Genellikle şirketler veya tacirler aleyhine yapılan başvurular mevcut olduğundan ihtiyati haciz başvurularına varsa Asliye Ticaret Mahkemesinde karşılaşmak daha olasıdır.

Başvurularda genellikle borçlunun borçlu olduğunu ispatlar nitelikteki belgenin aslı veya mahkeme ön bürolarından aslı görülmüştür ibarelerinin yapılması gerekmektedir. Herhangi bir belgeye dayanmayan veya bir belgeye dayansa da mutlak bir alacağı göstermeyen veya mahkeme tarafından borçlunun mal kaçırma ihtimalinin görülmediği olaylarda ihtiyati hacze karar verilmeyecektir.

İhtiyati Haciz Kararından Sonra Ne Yapmalıyım?

İhtiyati haciz başvurusunun kısmen veya tamamen kabulü sonrası belirtilen teminat tutarının yatırılması veya teminat mektubu sunulması durumunda karar işleme koyulabilecektir. Kararın mahkeme tarafından verilmesinden itibaren icra takibi için 10 günlük zamanaşımı süresi bulunmaktadır.  Kararda belirtilen tutar üzerinden kararı veren yer mahkemesinde bulunan icra müdürlüğü aracılığı ile başlatılacak takip ile birlikte borçlunun tüm malvarlığına haciz işlenebilecek ayrıca fiili haciz işlemi uygulanabilecektir. Karar ile işlem yapılabilmesi için borçluya tebliğ edilmesi gerekmemektedir. Aksine borçlunun mallarını kaçırmasını engellemek amaç olduğundan zaten karar tebliğ edilmemesi gerekir. Ancak daha sonra kararı öğrenen borçlu öğrendiği andan itibaren karara yetki, teminat veya sebep yönlerinden itiraz edebilecektir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:  Karşılıksız Çek Keşide Etme Suçu

Kocaeli’de İhtiyati Haciz Süreci

Kocaeli ilinde bulunan avukatlık ofisimize gelerek KOCAELİ’de ihtiyati haciz başvuruları ve süreçleriyle ilgili bilgi alabilir, alanında uzman, Kocaeli İcra avukat larımıza danışabilirsiniz. Kocaeli/İzmit bölgesinde değilseniz, iletişim kısmında yer alan mail adresimiz ve telefon numaramız ile avukatlarımızla irtibata geçebilirsiniz.

Not: Sıkça okunan BOŞANMA SONRASI MAL PAYLAŞIMI başlıklı yazımızı inceleyebilrsiniz.

İhtiyati Hacze İlişkin Örnek Yargı Kararları

T.C YARGITAY
17.Hukuk Dairesi
Esas: 2018/ 3442
Karar: 2020 / 7207
Karar Tarihi: 18.11.2020

“…Somut olayda alacağın dayanağı olarak 13.04.2006 ve 20.1.2012 tarihli kredi genel sözleşmesinin gösterildiği, söz konusu sözleşme gereğince çekilen kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlu aleyhine ihtiyati hacze dayalı olarak Samsun 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1931 sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, davalı borçlunun bilinen adresine menkul haczine gidilerek ihtiyati haciz yapıldığı anlaşılmıştır.

Takip ihtiyati haciz ile başlamış olup, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesi ile dosyadaki hacizler kesin hacze dönüşecektir. Dosya içerisindeki belgelerden icra dosyasına ilişkin ödeme emri ve eklerinin davalı borçluya 21.02.2014 tarihinde davalı borçlunun sicil adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihtiyati haczin de kesin hacze dönüştüğü anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalı hakkında kesinleşmiş bir takip işlemi olduğundan davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunamamıştır….”

T.C YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas: 2020/ 2403
Karar: 2020 / 4695
Karar Tarihi: 03.11.2020

“…İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 29.01.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında 27.08.2014 – 29.09.2014 tarihleri arasında toplam 13 adet fındık alım satımına ilişkin sözleşme olduğu…

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 16.064,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…”

 

Hakkında AGHukuk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir