edinilmis mallara katilma

Boşanma Sonrası Mal Paylaşımı Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (Yasal Mal Rejimi)

Boşanma Sonrası Mal Paylaşımı

Boşanma sonrası mal paylaşımı mahkemeden talep edilebilecek veya boşanma kararından sonra 10 yıl içerisinde ayrı bir dava olarak mal paylaşımı talep edilebilecektir. Ancak boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı talep edilmesi durumunda, mal paylaşımı talebi için ayrı bir dosyaya esas kaydı yapılarak boşanma davası bekletici mesele yapılacaktır. Boşanma davasının sonuçlanmasından sonra mal paylaşımı davasına devam edilebilecektir. 1 Ocak 2002 Tarihinde yürürlüğe giren yeni Medeni Kanunumuz çerçevesinde evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte aksine bir anlaşma olmadığı sürece “edinilmiş mallara katılma” mal rejimi seçilmiş sayılacaktır. 2002 öncesi geçerli olan mal rejimi ise “mal ayrılığı” rejimidir. Ayrıca yeni kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte;

-Mal ayrılığı,

-Paylaşmalı Mal Ayrılığı,

-Mal ortaklığı,

Olmak üzere 3 farklı rejimin de taraflar arasında sağlanan anlaşma sonucu kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Ancak herhangi bir anlaşma yapılmamış olması durumunda “yasal mal rejimi” olarak da adlandırılan “edinilmiş mallara katılma” rejimi kabul edilmiş sayılacaktır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ

BİRİNCİ AYIRIM GENEL HÜKÜMLER

Yasal mal rejimi

Madde 202- Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

Yukarıda yer aldığı üzere TMK m. 202’de kanun, yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olduğunu belirtmiştir. Peki edinilmiş mallar ile bahsedilen mallar nelerdir ve hangi mallar bu kategoriye girmez? En çok merak edilen ve ayrımı yapılırken bir hayli zorlanılan bu hususları açıklamak gerekirse;

TMK m. 218 vd. hükümleri çerçevesinde edinilmiş mallar;

-Çalışmanın karşılığı olan edimler,

-Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının, personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

-Çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

-Kişisel malların gelirleri,

-Edinilmiş mallar yerine geçen değerler, edinilmiş mal olarak kabul edilir.

TMK m. 220 vd. hükümleri çerçevesinde kişisel mallar;

-Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

-Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

-Manevî tazminat alacakları,

– Kişisel mallar yerine geçen değerler, kişisel mal olarak kabul edilir.

Kanunun kişisel malları açık bir şekilde belirtmesinin nedeni yukarıda sayılan kişisel malların mal paylaşımına dahil edilemeyeceği içindir. Malın, kişisel malı olduğunu iddia eden eş bunu ispatla mükelleftir. Kişisel mal olduğu ispat edilinceye kadar tüm mallar karine olarak edinilmiş maldır.

Bazı somut örnekler vermek gerekirse; Evlilik birliğinden önce bulunan araba kişisel maldır, evlilik birliği içerisinde alınan araba aksi ispatlanana kadar edinilmiş maldır, kadının makyaj eşyaları erkeğin traş eşyaları kişisel maldır, evlilik birliğinden önce bulunan ev kişisel mal ama geliri edinilmiş maldır, aynı kurallar borçlar için de geçerlidir, evlilik birliğinden önce bulunan borç kişisel mal, evlilik birliği içerisindeki borç edinilmiş maldır.

Edinilmiş mallar tespit edilirken kişisel mallar ayrılır ve edinilmiş borçlar düşülür, geriye kalan malların parasal değeri üzerinden ½ oranı ile paylaştırma yapılacaktır.

NOT: Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin elde ettiği mallar edinilmiş mal sayılmazlar. Yani edinilmiş mal rejiminin geçerli olduğu aralık eğer ki 1 Ocak 2002 sonrası bir evlilik ise evlilik tarihi ile boşanma davasının başladığı tarih aralığıdır. 1 Ocak 2002’den önce başlayan bir evlilikte; 1 Ocak 2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimine göre işlemler yapılacakken 1 Ocak 2002 sonrası ve boşanma davası tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimine göre işlemler yapılacaktır.

NOT: Mal paylaşımını talep eden eş karşı tarafın mal kaçırmasından şüpheleniyor ise ihtiyati tedbir talebiyle mahkemeye başvurması halinde mal kaçırmanın önüne geçebilecektir.

Mal Paylaşımında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mal paylaşımında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla davalara bakmaktadır. Yetkili mahkeme ise boşanma davasının veya kararının görüldüğü yer mahkemesi veya davalı eşin yerleşim yeridir. Ayrıca ölüm sonrası mal paylaşımı davası açılmış ise bu durumda ölen eşin son ikametgah yerindeki mahkemeler yetkilidir.

Kocaeli’de Mal Paylaşımı Davaları

Kocaeli ilinde bulunan avukatlık ofisimize gelerek KOCAELİ’de mal paylaşımı davası ve süreçleriyle ilgili bilgi alabilir, Aile Hukuku alanında uzman avukatlarımıza danışabilirsiniz. Kocaeli/İzmit bölgesinde değilseniz, iletişim kısmında yer alan mail adresimiz ve telefon numaramız ile avukatlarımızla irtibata geçebilirsiniz.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi İle İlgili Örnek Yargı Kararları

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2020/3734

Karar Numarası: 2021/1049

Karar Tarihi: 09.02.2021

Mahkemece verilen ilk kararda, asıl davanın kısmen kabulüne, 16 parsel sayılı taşınmaz için 18.744,02 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, Sayarlar Ltd. Şirketindeki davalı adına kayıtlı hisse için 95.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazları üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire’nin 2016/19659 Esas, 2019/2012 Karar sayılı ilamıyla, 3 nolu meskenin eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde inşa edildiğinin ve aksi ispat edilemediğinden edinilmiş mal olduğunun kabulü gerektiği, bu mesken yönünden (arsa payı hariç) tasfiye tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değeri belirlenip talep miktarı da gözetilmek suretiyle davacının katılma alacağının hesaplanması, 16 parsele kayıtlı arsanın babasından davalıya tapuda devredildiği, yapılan bu devrin yerleşik ilkeler doğrultusunda bağış olarak kabulü gerekeceği, bu fiili karinenin aksini ispat yükü davacı tarafta olduğu, satış işleminin gerçek olduğunun dosya kapsamından ispatlanamadığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaz yönünden bağış suretiyle edinilmesi nedeniyle davalının kişisel malı olduğu ve tasfiyeye dahil edilemeyeceği, birleşen dava dilekçesinde katılma alacağının yanı sıra katkı payı alacağı talebide bulunduğu, bu talep yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması HMKnin 297/2 maddesine aykırı olduğuna işaret edilerek açıklanan yönlerden taraflar lehine hükmün bozulmasına, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

Hakkında AGHukuk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir