covid 19 asisi hukuken zorunlu tutulabilir mi

Covid-19 Aşısı Hukuken Zorunlu Tutulabilir Mi?

Covid-19 Aşısı Hukuken Zorunlu Tutulabilir Mi?

Covid-19 aşısı tüm dünyayı saran Covid-19 salgınında yeni tartışma odağımız haline geldi. Önce maske takmanın zorunlu hale getirilip getirilemeyeceği daha sonra sokağa çıkma yasağı gerilip getirilemeyeceğini tartıştık. Aşının bulunması sonrası ülkelerin aşı programlarına başlaması ve bazı ülkelerin, vaka sayısı fazla olan ülkelere seyahat kısıtlaması getirmesiyle birlikte, salgın sürecinin daha hızlı ve kontrollü bir şekilde atlatılabilmesi için aşı olmanın zorunlu tutulup tutulamayacağı gündeme geldi. Aslında bilindiği üzere bir çok ülkede, toplum sağlığını ve gelişimi korumak amacıyla dönemler halinde bir takım aşıları yaptırmak zorunludur. Bu durum da aşı yapılmasının devlet eliyle zorlanabileceğini göstermekteyken Covid-19 aşısına ilişkin tartışmalar neden devam ediyor?

Diğer Aşılar Tartışılmazken Covid-19 Aşısının Zorunluluğu Neden Tartışılıyor?

Aslında sorunun cevabı çok basit. Devletler tarafından daha önce zorunlu tutulan aşılar tüm test aşamalarından başarılı bir şekilde geçerek uzun yıllardır uygulanan aşılardır. Covid-19 aşısı ise tüm testleri tamamlanmamış ve kısa veya uzun vadede tam olarak ne tür yan etkilerle karşılaşılacağı hala netlik kazanmamıştır.  Böyle bir durumda, yani yan etkilerinin ne olacağı konusunda netlik kazanmamış bir aşı ile ilgili ülkemizde zorunluluk getirilebilir mi? Bu sorunun cevabını bulabilmek için öncelikle Anayasa ve AİHS çerçevesinde güvence altına alınmış en temel haklardan birisi olan vücut (kişi) dokunulmazlığı hakkına bir göz atmamız daha sonra da elde ettiğimiz bilgileri toplum sağlığı söz konusu olduğunda alınacak tedbirlerle kıyaslamamız gerekiyor.


T.C. Anayasası

Madde 17:

I. Kişinin Dokunulmazlığı, Maddi ve Manevi Varlığı
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.


Yukarıda yer alan Anayasa hükmünde de görüleceği üzere tıbbi zorunluluk ve kanunda yazan haller dışında kimsenin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı güvence altına alınmıştır. Bu aşamadan sonra Covid-19 aşısı  “Tıbbi Zorunluluk” kavramı içerisine girip giremeyeceği değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki bu yazımızda aşının zorunlu tutulmasının hukuken mümkün olup olmadığını irdelemekteyiz. Rızası bulunan kişiler açısından bu tartışmalara yer olmaksızın, rızası olan kişi yan etkileri ile birlikte aşı konusunda her şeyi zaten kabul etmiş ve vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek bir durum söz konusu değildir. Peki rıza bulunmaması durumunda Covid-19 aşısı olmak zorunlu tutulabilir mi?

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:  Vasiyetname ve İptal Davası Nedir?

Rıza dışı vücut dokunulmazlığına yapılacak müdahaleye ilişkin Türk Medeni Kanununda düzenleme mevcuttur;


Kişiliğin Korunması

Saldırıya karşı

İlke

Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.


Yukarıda yer alan düzenleme de göz önüne alındığında; üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden birinin varlığı durumunda en temel haklardan birisi olan vücut dokunulmazlığına rıza olmaksızın müdahale edilebilecektir. Ayrıca salgın dönemlerinde uygulanacak zorunlu aşı programlarına ilişkin 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda düzenleme mevcuttur;


Madde 72: 57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur: 1 – Hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına vaz’ı. 2 – Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbikı. 3 – Eşhas, eşya, elbise, çamaşır ve binaların ve fennen intana maruz olduğu tebeyyün eden sair bilcümle mevaddın fenni tathiri. 4 – Hastalık neşreden haşarat ve hayvanatın itlafı. 5 – Memleket dahilinde seyahat eden eşhasın icap eden mahallerde muayenesi ve eşyalarının tathiri. 6 – Hastalığın sirayet ve intişarına sebebiyet veren gıda maddelerinin sarf ve istihlakinin men’i. 7 – Dahilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi…


Yukarıda yer alan kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, salgın hastalık dönemlerinde hasta olduğundan şüphe edilenler veya önlem amaçlı olarak öncelikle tecrit edilip müşahede altına alınacak ve sonra hastalara veya hastalığa maruz kalanlara serum ve aşı uygulanabilecektir.

Covid-19 Aşısı Zorunluluğuna İlişkin Sonuç

Vücut (kişi) dokunulmazlığı ve bütünlüğü hakkı AİHS ve Anayasa tarafından güvence altına alınmış en önemli haklarımızdan birisidir. Ancak toplum sağlığı söz konusu olduğu durumda belirli şartlar altında rızaya gerek duyulmaksızın bu hakka müdahale edilebilmektedir. Bunun önünü açan ve yukarıda mevcut Anayasa hükmü ve TMK ile birlikte Umumi Hıfzısıhha Kanunu mevcuttur. Dolayısıyla ülkemizde toplum sağlığı ve salgın şartları düşünülerek Covid-19 aşısı zorunlu tutulabilecektir.

NOT: Ayrıca Covid-19 sürecine ilişkin MASKE CEZASINA İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ ve salgın süreçlerinin cezai boyutlarını ele aldığımız BULAŞICI HASTALIKLARA İLİŞKİN TEDBİRLERE AYKIRI DAVRANMA SUÇU başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Hakkında AGHukuk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir