Boşanma Avukatı

Boşanma avukatı olarak Kocaeli ve çevre illerinde aile hukuku alanındaki davalarda hukuki destek sağlamaktayız. Aile hukuku alanında ki tüm sorunlarınız için Kocaeli Boşanma Avukatı olarak sizlerin hizmetindeyiz.

Aile Hukuku

A&G HUKUK BÜROSU; 4721 sayılı Medeni Kanun hükümlerinde düzenlenmiş olan aile hukuku alanında sıklıkla karşılaşılan boşanma, babalık davası, nafaka, mal rejimi davaları, evlat edinme, tanıma tenfiz gibi davalar başta olmak üzere tüm uyuşmazlıklarda hizmet vermektedir.

Aile Hukuku Nedir?

Aile Hukuku olarak adlandırdığımız hukuk dalı aslında fakültelerde ayrı bir kürsüsü olan bir alan değildir. Aile Hukuku,Türk  Medeni Kanununda “İkinci Kitap” başlığı ile ayrılmıştır. Yani halk ağzında ve hukukçular arasında Aile Hukuku tabiri her ne kadar farklı bir kanuna sahip bir alan gibi gelişmiş olsa da Medeni Hukukumuzun bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu yüzden de akıllara Aile Hukuku Nedir? Sorusu sıklıkla gelmektedir. Türk Dil Kurumu aileyi şöyle tanımlamaktadır;  “Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.”

Devletler daha sağlam şekilde gelişimlerini sağlamak, toplum yapısı ve gelişimini korumakla birlikte toplumdaki en küçük birlikte yaşanacak uyuşmazlıklara ilişkin düzenlemeler yapma gereği duymuştur. Aile hukukunda yer alan davaların bir çoğu kamu düzenini ilgilendirmekle birlikte bu tür davalarda hakime resen araştırma yetkisi verilmiştir. Bu da göstermektedir ki devletler anılan kanunlar ile toplumun en küçük biriminin en sağlıklı ve düzenli bir şekilde gelişimini hedeflemektedir.

Aile Hukuku kapsamı

Medeni kanunumuzun ikinci kitabı olarak düzenlenen aile hukukunun kapsamı aslında oldukça geniştir. Aile içinde yaşanabilecek her türlü sorunla birlikte, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra bile belirli bir süre kapsamı devam etmektedir. Örneğin boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 1 Yıl süre içerisinde, boşanmaya bağlı olarak maddi manevi tazminat davası açılabilecektir. Aile hukuku aslında evlenme vaadi olan nişanlanma ile başlayan süreçle birlikte, nikah, ziynet eşyaları, evlenme, evlilik içerisindeki uyuşmazlıklar, boşanma ve boşanmaya bağlı sorunlar olmak üzere kapsamı oldukça geniştir.

Aile Hukuku Konuları

Her hukuk dalının olduğu gibi aile hukukunun da kapsam alanına giren ve uygulamada sıkça uyuşmazlığın yaşandığı konular bulunmaktadır. Bunları baştan başlayarak sırayla saymak gerekirse; nişanlanma, evlilik, evliliğin kurulması şartları, evliliğin kendiliğinden sona ermesi, boşanma, boşanmaya bağlı uyuşmazlıklar olmak üzere sıralayabiliriz.

Aile Hukuku Konu Başlıkları

UYAP sistemi üzerinden aile hukuku alanında dava açılırken çeşitli dava türleri sıralanmaktadır. Dava türleri, aile hukukunun bir konusunu teşkil etmektedir. Bu yüzden sizlere aşağıda UYAP sistemi üzerinden elde etmiş olduğumuz dava türlerinden yaygın kullanılanları sıraladık.

  • Aile konutu şerhi konulması
  • Aile mallarının korunması
  • Ana baba rızası arama
  • Analık davası
  • Ayrılık
  • Babalık davası
  • Bekleme müddetinin kaldırılması
  • Boşanma
  • Boşanma ve mal paylaşımı
  • Boşanmadan sonra çılan katkı payı
  • Boşanmadan sonra açılan tazminat
  • Çocukla kişisel ilişki kurulması
  • Evlat edinme
  • Evlatlık ilişkisinin kaldırılması
  • Evlenmenin butlanı
  • Evlenmenin iptali
  • Evlenmeye izin
  • Evlilik birliğine hakim müdahalesi
  • Mal rejiminden kaynaklanan davalar
  • Menfi tespit
  • Nafaka
  • Nişan bozulması
  • Tazminat davaları
  • Velayet
  • Yargılamanın yenilenmesi

Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali

Aile kurmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak ve birlikte bir yaşam sürdürmeye çalışmak. Bunların her biri ve daha fazlası eşlerin evlilikle birlikte görevleri arasında yer almaktadır. Kanun koyucunun, toplumun en küçük birimi olan aileyi korumaya çalıştığından yukarıda bahsetmiştik. Bu çerçevede Türk Ceza Kanunu madde 233’te aile hukuku çerçevesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden (ihlalinden) kaynaklı suçun oluşacağı belirtilmiştir. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları düzenlenmiştir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

Madde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Boşanma

Boşanmanın şartları Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu çerçevede boşanma incelendiğinde özel boşanma sebepleri (zina, hayata kast ve pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı) ve genel boşanma sebebi (evlilik birliğinin temelden sarsılması) olarak ikiye ayrıldığı görülmektedir. Özel boşanma sebeplerinden birisine başvurulacak ise kanunda sayılan ve Yargıtay yerleşik içtihatlarınca uygulama alanı bulan şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Genel boşanma sebebi ise her olay için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Zira olaylar bazı aile yapıları için önemsizken bazıları için çok önemli bir noktada yer alabilecektir. Dolayısıyla eğer ki boşanmak istiyorsanız, hangi boşanma türüne girdiğini tespit ederek bunun üzerinden hazırlanacak bir dilekçe ile Aile Mahkemelerinde dava açılabilecektir. Ancak hem boşanma sebebini belirlemek hem dava dilekçesinde yer alacak hususları bilmek, yetkili yeri tespit etmek kolay olmayacağından kesinlikle bir avukat desteği almanızı öneririz.

Boşanma Nedir?

Kelime anlamı olarak farklı yönleri bulunan boşanma kelimesi aile hukukunda, evli olan eşlerin, evliliği devam ettirmek istememesi olarak adlandırılabilir. Boşanma, evlilik gibi evrakların toplanması ve başvuru ile olmamakta yalnızca mahkeme tarafından karar verilebilmektedir. Boşanma ile evlilik birliği sona erer. Ancak birlikte yürütülen bir hayatın mevcut olduğu bir yapı olan evliliği boşanma ile bitirmek tüm problemleri çözmemekte, boşanma ile birlikte birçok dava ve uyuşmazlık çıkmaktadır.

Boşanma Hakları

Boşanma davasında her iki tarafın da talep edebileceği hakları bulunmaktadır. Talep edilen en temel hak evlilik birliğinin sonlandırılmasıdır. Bununla birlikte taraflar nafaka, çocuğun velayeti, tedbir, mal paylaşımı, tazminat, çocukla kişisel ilişki gibi çeşitli haklarını talep edebileceklerdir. Boşanma davasına bağlı olarak bir çok uyuşmazlık türü oluşmakta ve her birinin işleyişi farklılık arz etmektedir. Bu nedenle boşanma davası ile birlikte talep etmek istediğiniz haklarınızı bir avukat desteği ile mahkemeden talep etmeniz sizin için daha sağlıklı olacaktır.

Boşanma İptal Edilebilir Mi?

Mahkeme tarafından eşlerin boşanmasına ilişkin bir karar kurulmasından sonra bu karar iptal edilemeyecektir. Eğer eşler yeniden evlenmek istiyorlarsa, kadın için bekleme müddetinin kaldırılması davası sonrası en kısa zamanda evlenebilirler. Ancak mahkeme tarafından verilen kararın, “biz artık boşanmak istemiyoruz” şeklinde iptal edilme ihtimali yoktur. Yalnızca anlaşmalı boşanma protokolü sonrası, eşlerden birisi boşanmak istemediğini ve protokolden vazgeçtiğini belirterek iptal edebilecektir. Ancak bunun da geçerli olabilmesi için mahkeme tarafından protokole bağlı olarak boşanma kararı verilmemiş olması gerekmektedir.

Boşanma ve Çocuk (Velayet)

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun altıncı bölümde Çocuğun velayeti konusuna ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Velayete ilişkin hükümler, kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakimin resen araştırma yetkisi bulunmaktadır. Bu yönüyle velayet davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışında işleyen bir usule sahiptir.

Velayet Nedir?

Bilindiği üzere çocuk kavramı ile TMK çerçevesinde 18 yaşına kadar olan bireyler belirtilmektedir. Velayet konulu davalarda en önemli ilke “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesidir. Çocuğun üstün yararı tüm hatalardan, kusurlardan veya haklılıktan daha üstündür. Hakim tüm vakıaları araştırırken elde ettiği delil ve durumları çocuğun üstün yarına göre değerlendirmesi gerekmektedir. Gerekirse mahkemeler çocuğun üstün yararına neyin daha faydalı olacağına ilişkin psikolog veya çeşitli bilirkişi incelemesi yaptırabilecektir.

Velayet Hakkı

Evlilik birliğinden reşit olmayan çocuk bulunması durumunda mahkeme boşanma ile birlikte velayete ilişkin karar vermek zorundadır. Mahkeme, çocuğun velayetini taraflardan birisine verebileceği gibi her ikisinin de birlikte velayete sahip olmaları yönünde karar verebilir. Çocuğun üstün yararı gözetilerek her iki tarafa da velayet verilmeyerek çocuğa vasi de atanabilecektir.

Ortak Velayet

Tarafların boşanma sonrası çocuğun velayetine birlikte sahip olmak istediklerini belirtmeleri durumunda; hakim çocuğun üstün yararı uygun bulunması durumunda ortak velayete karar verebilecektir. Ortak velayet sayesinde, resmiyette de çocuk üzerinde her iki ebeveyn de yetkili olacaktır. Çocukla ilgili kararlar ortak alınacaktır. Ancak yine de boşanma ile evlilik birliği sonlanmış olduğundan ve eşler artık birlikte yaşamayacağından çocuğun mutat meskeni belirtilmesi gerekmektedir. Yani çocuğun genel olarak kimin yanında, hangi adreste kalacağı, diğer ebeveyni ile şahsi münasebetinin nasıl olacağı yine belirlenmektedir.

Boşanma İşlemleri Nasıl Yapılır?

Eşler boşanma konusunda ortak bir karar vererek birlikte mahkemeye başvurabilirler. Eşlerin birlikte mahkemeye başvurmadığı durumda, eşlerden birisi boşanmak istediğini beyan eden bir dilekçe ile mahkemeye başvurabilecektir. Taraflar anlaşması halinde, pratikte anlaşmalı boşanma olarak adlandırılan protokolü hazırlayarak boşanma işlemlerini hızlandırabilirler. Boşanmak, evlilik gibi evrakların toplanması ve ilgili kuruma verilmesiyle gerçekleşecek bir olmamasıyla evlilikten ayrılmaktadır. Ancak uygulamada çok fazla görüleceği üzere boşanmak, evlenmekten daha zordur.  Bu nedenle herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için alanında uzman avukatlar ile boşanma işlemlerinizi yürütmenizi tavsiye ederiz.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Davanın açılması için herhangi bir belgeye ihtiyaç yoktur. Evli olmak ve Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen dava dilekçesinde bulunması gereken şartların yerine getirilmiş olması yeterlidir.  Dilekçenizi hazırladıktan sonra, son 6 aydır bulunan ortak konutun bulunduğu yer mahkemesi veya eşlerden birisinin yerleşim yeri Aile Mahkemelerine başvurulacaktır. Aile mahkemesinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk mahkemeleri Aile Mahkemesi sıfatıyla davalara bakacağından, asliye hukuk mahkemesine başvurulabilecektir.

Boşanma Davaları Fiyatları

Mahkemeye boşanmak amacıyla yapılan başvurular sonrası her somut olaya ve dosyada bulunan delillerin, tanıkların değerlendirilmesi ve durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Davayı kendiniz takip edebilirsiniz ancak yaşayabileceğiniz hak kayıpları çoğu zaman avukat ücretinden daha fazla olabilmektedir. Bu nedenle alanında uzman avukatlar ile çalışmanızı her zaman tavsiye ederiz. Davayı kendiniz takip etmeniz durumunda 500-2.000 TL aralığında bir masrafınız olacaktır. Ama belirttiğimiz gibi bu durum her somut olaya ve davaya göre değişkenlik göstermektedir. Avukatla bir boşanma davası takip edilmesi durumunda ise bir fiyat aralığı vermek bile mümkün değildir. Çünkü her olayın mahiyetine ve zorluğuna göre, talep edilecek kalemlerin sayısına göre fiyatlar şekillenmektedir.

Boşanma Davası kaç Yıl Sürer

Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davalarının sonuçlanma süreleri farklılık göstermektedir. Anlaşmalı boşanma durumunda; adliye yoğunluğuna göre değişkenlik göstermekle birlikte muhtemelen 3-45 gün arasında davanız sonuçlanacaktır. Çekişmeli boşanma davalarında ise 6 ay – 3 yıl gibi çok geniş bir ıskalası bulunmaktadır. Çünkü boşanmanın nedeni ve talep edilen hakların sayısına, tanık ve diğer delillerin değerlendirilmesi durumu farklılık arz etmektedir. Ayrıca kararın istinaf, temyiz edilmesi veya edilmemesi durumları da sonuçlanma sürelerini etkileyecektir.

Ücretsiz Boşanma Davası Nasıl Açılır

Boşanma davası açacaksınız ama hiçbir malvarlığınız veya geliriniz yoksa baroların adli yardım sisteminden gerekli belgeleri toplayarak faydalanabilirsiniz. İlgili baronun onay vermesi durumunda boşanma davanız için avukatın ücreti baro tarafından karşılanmakta ve tarafınıza bir avukat atanmaktadır. Bu durumda, mahkeme masraflarından ve noterde verilecek vekalet ücretinden muaf olunamamaktadır. Boşanma davası açılırken adli yardım talep edilmesi ve mahkeme tarafından uygun görülmesi durumunda mahkeme masraflarından da muaf olunacaktır. Mahkeme masrafları, dava sonunda haksız çıkan üzerine bırakılacaktır. Bu yolu izleyerek ücretsiz olmasa da ücretsize çok yakın bir miktar ile boşanabilirsiniz.

Kocaeli Boşanma Avukatı

Kocaeli Boşanma Avukatı olarak tecrübeli kadromuz ve hak kavramını ön plana aldığımız felsefemiz ile hizmetinizdeyiz. Dünya ve Türkiye istatistiklerine bakıldığında ne yazık ki her yıl boşanma oranları artış göstermektedir. Toplum yapısının daha korunur ve düzenli bir şekilde gelişim göstermesi için başta yapmamız gerekenler tabii ki bilinçli evlilikler ile daha sağlıklı aile yapıları kurulmasını sağlamaktır. Ancak eşlerin birlikte hayatlarını devam ettiremeyeceğini düşünmesi neticesinde boşanma kararı almaları da işlerin yolunda gitmediği bir evlilik için makul bir yoldur. Ancak boşanmak her zaman evlenmek kadar kolay olmayabilir.

Birlikte hayat kuran iki insanın artık hayatlarına ayrı devam edecek olması yalnızca duygusal olarak ayrıldıkları manasına gelmez. Düğünde takılan ziynet eşyaları, evlilik birliği içerisinde edinilen mallar, nafaka, çocuğun velayeti, maddi manevi tazminat gibi çok önemli konular boşanma ile birlikte gündeme gelmektedir. İşte tam da bu aşamada A&G Hukuk Bürosu bünyesinde, aile hukuku alanında uzman kadrosuyla, Kocaeli Boşanma Avukatı olarak hizmet vermekteyiz. Avukatlarımız özellikle boşanma davası neticesinde yaşanabilecek hukuki uyuşmazlıklar üzerine derin araştırmalar ve tasnifler yapmıştır. Kocaeli Boşanma Avukatı olarak başta Kocaeli il sınırları olmak üzere gelişen ulaşım ağı sayesinde sınır tanımaksızın ülkemizin her yerinden boşanma davaları alanında hizmet verebilmekteyiz. Anlaşmalı Boşanma, Çekişmeli Boşanma dava türlerinin hepsinde hizmet vermekteyiz.  Yalnızca boşanma davası değil boşanma davasının neticesi olarak ilerleyen zamanlarda oluşabilecek her türlü aile hukuku davalarında avukatlarımız hizmet vermektedir.

Siz de Kocaeli ilinde iseniz; aile hukuku veya boşanma hukuku alanında hukuki uyuşmazlıklarınız varsa A&G Hukuk Bürosu’na ait sitemizin iletişim kısmından randevu alarak Kocaeli Boşanma Avukatı için bir randevu oluşturabilirsiniz. Eğer ki Kocaeli il sınırları içerisinde değil veya görüşmeye gelecek zamanınız yoksa avukatlarımız ile telefon üzerinden iletişim kurabilir, hukuki uyuşmazlıklarınızı paylaşabilirsiniz. Avukatlarımız ilk andan itibaren, uyuşmazlığın sonuçlanacağı son ana kadar sizinle tüm tecrübelerini paylaşarak büyük bir özveri ile hizmet vermektedir.

Boşanma Sebepleri

Evlilik birliğini sonlandırmak olan boşanmanın her aile yapısı için farklı sebepleri bulunmaktadır. Özellikle evlilik birliğinin temelden sarsılması olarak adlandırdığımız genel boşanma nedeni her aile için farklılık gösterir. Kimi ailelerde anne babayı ziyaret etmemek boşanma nedeni sayılacak iken kimi ailelerde sayılmayacaktır. Hakim, kanunda çerçeveleri çizilmiş özel boşanma nedeni dışındaki durumlarda, boşanma sebeplerini her aile yapısına ve somut olaya göre değerlendirmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Avrupa ülkeleri arasında erken yaşta evlilik sıralamasında birinci olan ülkemizde boşanmaların ana sebebini erken evlilik kararları oluşturmaktadır.

Kanunumuz boşanmayı farklı başlıklarda ele almıştır. Birinci ayrım özel boşanma sebepleri ve türleri diğer başlık ise genel boşanma nedenidir.

Zina Nedeniyle Boşanma

Evli erkeğin eşi dışında bir kadınla cinsel ilişkiye girmesi veya evli kadının eşi dışında bir erkekle cinsel ilişkiye girmesi durumuna zina denir. Zina, kanunumuzda sayılan özel boşanma sebeplerinden birisi olduğundan kanunun öngördüğü şartlar gerçekleşmiş olmalıdır. Zina nedeniyle boşanma kararı verilebilmesinin şartları;

–Zina fiilini öğrenen eşin, öğrendikten sonra 6 ay içerisinde bu nedene dayanarak dava açması gerekmektedir,

–Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde dava açılmalıdır.

Hayata Kast Ve Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Bir eşin diğerini öldüreceği yönünde davranışlar sergilemesi veya intihara teşvik etmesi şeklinde olur. Eşin fiili öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde dava açması gerekmektedir. Her halde fiilin işlenmesinden itibaren 5 yıl içerisinde dava açılmalıdır.

Suç İşleme Veya Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

Eşlerden birisinin küçük düşürücü bir suç işlemesi ve diğer eşin bundan dolayı evliliği devam ettiremeyecek durumda olmasını ifade eder. haysiyetsiz hayat süren eşin davranışlarının evlilik birliğini çekilemez hale getiriyor olması gerekmektedir. Ayrıca  dava açacak eşin de haysiyetsiz hayat sürdürmemesi gerekmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanma

Eşlerden birisinin ortak yaşam alanından haklı bir sebebi olmaksızın ayrılması veya diğer eşin ortak yaşam alanından ayrılmasına neden olacak davranışlar sergilemesi durumunu ifade eder.  Terk Nedeniyle Boşanma kararı verilebilmesi için;

  • Ayrı yaşama durumu en az 6 ay devam etmelidir,
  • Terkin üzerinden en az 4 ay geçmesiyle mahkeme veya başka bir vasıta ile ortak konutu terk eden veya davranışlarıyla terk edilmesine neden olan eş, ortak konuta 2 ay içerisinde dönmesi için uyarıda bulunulur. Şartları gerçekleşmiş olmalıdır.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Akıl hastalığının, resmi bir sağlık kuruluşu aracılığıyla iyileşmesinin mümkün olmadığı raporu ile birlikte diğer eş için ortak hayatı devam ettiremeyecek derecede etkilemiş olması gerekmektedir. Bu şartlara ilişkin değerlendirme ve araştırmayı hakim ayrıntılı şekilde yapmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma

Anlaşarak boşanmanın hukuki dayanağı; Evlilik birliğinin temelden sarsılması başlıklı Türk Medeni Kanunu Madde 166/3’tür. “…Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.”  Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir.  Hakimin, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması şarttır.  Anlaşmalı Boşanmanın şartları;

  • Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır,
  • Eşler boşanmak için birlikte başvurmalı veya bir eş diğerinin açtığı boşanma davasını kabul etmelidir,
  • Hakim önünde bizzat boşanmaya ilişkin beyan verilmelidir,
  • Taraflar boşanmanın mali sonuçları,  varsa çocukların durumu hakkında anlaşmış olmalı ve hakim bu düzenlemeyi uygun görmelidir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Genel boşanma nedeni, şiddetli geçimsizlik gibi isimlerle de anılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması, kanunumuzda “evlilik birliğinin sarsılması” başlığı ile TMK m. 166/1’de düzenlenmiştir. “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir…” hükmü amirdir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için diğer boşanma türlerinde olduğu gibi net ve belirli kurallar yoktur. Eşler için ortak yaşamın çekilemez bir hale gelip gelmediği her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Burada Yargıtay kararları yol gösterici pusulamız olacaktır. Çünkü evliliklerde yaşanan olaylar çoğunlukla benzerlik göstermektedir.

Boşanmanın Sonuçları

Boşanma kararı ile birlikte eşlerin evlilik birliği son bulmuş olacaktır. Bu karar sonrası mali olarak eşlerin nafaka, tazminat talep etme, mal paylaşımı talep etme hakları bulunmaktadır. Hukuki sonuçlarına baktığımızda; Miras hukukundan eşler için doğan hükümler son bulur. Çocuk varsa velayete ilişkin karar verilmesi gerekir. Velayet kararı sonrası çocukla şahsi münasebete ilişkin karar verilmelidir.

 

Nafaka

4721 Sayılı Medeni Kanunda nafaka davası ve boşanma davasında nafakaya ilişkin hükümler 174. Madde ve devamında düzenlenmiştir. Medeni Kanunda 4 çeşit nafakadan bahsedilmektedir: Bunlar  Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakasıdır. Nafaka, boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi boşanma davasından sonra da talep edilebilecektir.

Nafaka Nedir?

Türk Dil Kurumu sözlüğünde Nafaka kelimesi şöyle tanımlanmaktadır; “geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik.” Bu tanımdan yola çıktığımızda aslında nafaka nedir sorusunun cevabını çok rahat verebiliriz. Yardım nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası veya tedbir nafakası olması fark etmeksizin nafakanın amacı geçinme zorluğu içinde olan kişi ile ona göre daha iyi durumda olan kişinin ekonomik dengesini kurmaya çalışmak ve zor durumda olanı hukuken koruma altına almaktır.

Boşanmada Nafaka

Boşanma davası ile birlikte, davanın devam ettiği süre boyunca talep edilen nafakaya tedbir nafakası denir. Mahkemenin uygun görmesi halinde, tedbir nafakası daha sonra yoksulluk nafakasına dönerek devam edebilecektir. Veya çocuklar için talep edilen tedbir nafakası ise bu durumda karar sonrası iştirak nafakası olarak devam edecektir. Ancak boşanma davası esnasında nafaka talep etmemiş olmak karardan sonra talep edilemeyeceği manasına gelmemektedir. Boşanma kararından sonra da iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası talep edilebilecektir.

Nafaka Süresi

Nafakaların türlerine göre süreleri de değişkenlik göstermektedir. Yardım nafakasının süresini hakim açıkça belirlemektedir. Dolayısıyla bu nafaka türü için her olaya göre farklılık arz ettiğini belirtmek gerekir. İştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla birlikte sona erer. Ancak talep edilmesi ve hakim tarafından uygun görülmesi halinde eğitimin sonuna kadar veya belirli bir yaşa kadar devam ettirilmesi yönünde karar verilebilir. Yoksulluk nafakasına ise şuan için süresiz bir şekilde hükmedilmektedir. Ancak çok tartışılan bu hususa ilişkin her an düzenleme gelebilecektir.

Süresiz Nafaka

Yoksulluk nafakası, halk ağzında süresiz nafaka olarak bilinmektedir. Kanun yoksulluk nafakası için  bir süre şartı öngörmediğinden uygulamada da süresiz bir şekilde nafakaya hükmedilmektedir. Ancak yoksulluk nafakasının da son bulacağı durumlar vardır. Lehine nafakaya hükmedilen eşin yeniden evlenmesi veya resmiyette evlenmese de evlilik hayatı yaşıyor olması yoksulluk nafakasının iptali nedenleridir. Nafakanın indirimine veya iptaline neden olabilecek diğer bir durum ise, lehine karar verilen eşin, karar tarihine oranla gelirinde ciddi artış olması durumudur.

Nafaka Şartları

Nafakada amaç, geçim sıkıntısına düşebilecek kişileri korumak olduğundan ana şartı geçim sıkıntısı durumuna düşebilecek durumda olmaktır. Yardım nafakası için aranan tek şart aslında budur.  Boşanma davasında eşlerin birbirine karşı nafaka sorumluluğu içerisinde olması için; Yoksulluk nafakası lehine hükmedilecek taraf boşanmada daha az kusurlu veya eşit kusurlu olmalıdır. Aleyhine nafakaya hükmedilecek taraf için ise nafaka ödemeye yetecek mali gücünün bulunması gerekmektedir.

Nafaka Türleri

Tedbir Nafakası

Boşanma davası ile birlikte talep edilecek tedbir nafakası (tedbiren nafaka) ve boşanma davası olmaksızın talep edilebilecek tedbir nafakası olarak ikiye ayrılmaktadır.

Boşanma davası olmadan tedbir nafakası talep edilebilmesinin nedeni, evlilik birliğinin devamlılığını sağlanmaktır. Ortak konutu terk eden veya terk edilmesine neden olan veya ortak giderlere katılmayan eşin gerekli sorumluluklarını mahkeme aracılığı ile yerine getirmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

Boşanma davası açıldıktan sonra veya boşanma davası ile birlikte tedbir nafakası talep edilmesini taraflardan birisi talep edebileceği gibi hakim resen gözeterek gerekli tedbirleri alabilecektir. Tedbir nafakasının amacı, ortak devam eden bir hayatın boşanma veya ayrılık davası sonucu ortak devam edemeyeceği sonucuyla birlikte oluşabilecek aksaklıkları önlemektir.

İştirak Nafakası

Velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine çocukların giderlerine katılması için çocuk/çocuklar ergin oluncaya kadar ödenmesine hükmedilen nafaka türüdür. İştirak Nafakası için velayeti kendisine verilen eşin talepte bulunmasına gerek yoktur. Hakim, tarafların ekonomik durumlar ve çocukların eğitim, yaş gibi durumları göz önünde bulundurarak iştirak nafakasına hükmedecektir.

Yoksulluk Nafakası

Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan eş, daha az kusurlu olmak şartıyla diğer eşten nafaka talep etmesine yoksulluk nafakası denmektedir. Yoksulluk nafakası her somut olaya göre ve kusur durumuna göre hakim tarafından, “talep” halinde değerlendirilecektir. Yoksulluk nafakası, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde de talep edilebilecektir.

Nafaka Artırım Davası

Boşanma davasıyla birlikte veya daha sonra açılan bir dava ile nafakaya hükmedilmiş olması durumunda; değişen koşullar gereği nafaka alacaklısı, artırım gerektiği düşüncesi ile dava açabilecektir. Çocuklar için hükmedilmiş olan iştirak nafakasının artırılmasına ilişkin dava, velayeti veya vesayeti elinde bulunduran tarafından açılabilecektir.

Nafaka İptali Şartları (İndirim)

Boşanma davasıyla birlikte veya daha sonra açılan bir dava ile değişen koşullar gereği nafaka borçlusu, nafakanın iptali (indirilmesi) gerektiği düşüncesi ile nafaka dava açabilecektir. Durumun Değişmesi” başlıklı TMK madde 331’de “Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmü mevcuttur.

Mal paylaşımı

Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanmasından sonra eşler mal paylaşım talebinde bulunabilecektir. Her ne kadar boşanma davası ile birlikte de mal paylaşım talebinde bulunulabilecekse de uygulamada bu talep ayrı bir esas dosyası üzerinden görülmekte ve boşanma davası bekletici mesele yapılmaktadır. Hukukumuzda son çıkarılan değişiklikle birlikte edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Eşler dilediği zaman mal rejimlerini kanuni çerçeveler ışığında değiştirebilecektir.

Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Yasal mal rejimi olarak adlandırdığımız, edinilmiş mallara katılma rejimi ile birlikte tarafların seçebileceği mal ayrılığı, mal ortaklığı, paylaşımlı mal ayrılığı rejimleri seçilebilecektir. Eşlerin seçmiş olduğu mal rejimi doğrultusunda kanunda öngörülen hükümler doğrultusunda mal paylaşımı yapılacaktır. Yasal mal rejimi çerçevesinde, evlilik birliği içerisinde edinilen ve kişisel mal ayrımına tabi olmayan mallar paylaşıma dahil edilecektir.

Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Boşanma davası ile birlikte mal paylaşımının da yapılması mahkemeden talep edilebilecektir.  Boşanma kararından sonra 10 yıl içerisinde ayrı bir dava olarak da mal paylaşımı talep edilebilecektir. Ancak boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı talep edilmesi durumunda, mal paylaşımı talebi için ayrı bir dosyaya esas kaydı yapılarak boşanma davası bekletici mesele yapılacaktır. Boşanma davasının sonuçlanmasının ardından mal paylaşımı davasına devam edilebilecektir.